OHRİD

     Balkanlar Seyahati’nde dönüşten bir önceki ve 7. durağımız Makedonya‘nın en güzel şehirlerinden biri, Ohrid.

   Üsküp seyahatini bitirip Matka Kanyonu‘na uğradıktan sonra yarı otoban-yarı tek gidiş-dönüşlü 172 km yolu navigasyon 2 buçuk saat verse de biz 3 buçuk saatte aldıktan sonra Ohrid‘e vardık.

   Eğer vaktimiz olsaydı akrabalarımızdan aldığımız tavsiye üzerinde Debre yolunu dolanarak Debreli Hasan türküsünün çıktığı Debre(Debar)‘ye Makedonya‘ya hayat veren Vardar Nehri‘nin kaynağını görüp Mavrova Milli Parkı‘nın içinden geçerek gidecektik. Fakat geç yola çıkmamız ve ertesi gün Tiran’dan dönüşümüzün olmasından dolayı bu yolu kullanamadık.

   Eğer vaktiniz varsa bu yolu kullanın deriz.

   Ohrid Gölü‘nin kıyısında kurulan Ohrid şehri canlı canlı güzellikleriyle girer girmez sizi mest ediyor adeta. Göl kıyısındaki yürüyüş yolları, çimenlerde güneşlenen insanlar, göl yanındaki birbirinden güzel cafe-barları, insanların sıcakkanlılığı ile tatiliniz için seçilebilecek en iyi vizesiz yerlerden biri oluveriyor Ohrid.

   Biz arabamızı göl kenarındaki ücretsiz otoparklardan birine 2-3 tur attıktan sonra park edebildik çünkü şehir çok yoğun turist ağırlıyor. Deniz kenarı olmayan Makedonya için Ohrid; ülkemizdeki Antalya, Çeşme gibi insanların yüzerek serinlemek istediği bir şehir.

   Fakat buna rağmen çok uygun bir şehir. Biz arabayı park eder etmez acıktığımız için daha önce internet üzerinden tavsiyelerle(Teşekkürler İnterrail Türkiye ailesi) Tinos Cafe-Bar‘a ve 2 pizza 1 devasa hamburger(tavuklu-köfteli-baconlı) 4 biraya 15 euro yani 750 dinar ödedik ve tokluktan akşama kadar başka hiç birşey yiyemedik.

   Yemeğin ardından göl kenarından yürüyerek yazlık çarşılara benzeyen Ohrid‘in çarşısına doğru yürüdük.Yürürken göl kenarındaki cafeleri ve turistik amaçla seyyar satıcıları, sokak sanatçıları ve turistik amaçla show yapan insanları gördük.

   Özellikle midilli atıyla çocuklara fayton gezisi yaptıran adamın fotoğrafını çekmeye çalışırken verdiği aşırı tepkiyi unutamam eğer görüpte fotoğraf çekmek isterseniz ya çaktırmadan çekin ya da kovalanmaya hazır olun 😀

   Tüm bunları gördükten sonra şehir merkezi olan Ohrid City Square(Şehir Meydanı)‘na geldiğimizde hava kararmıştı. Meydan çok hareketli sokak sanatçılarının gösterilerine denk gelebilirsiniz örneğin biz gittiğimizde küçük bir tiyatro oyunu vardı. Çarşıyı gezip döndüğümüzde ise köpek gösterisi vardı.

   Şehir Meydanı‘nın hemen yanında bildiğiniz yazlık çarşıları andıran Ohrid Çarşısı var. Sağlı sollu dükkanlara, exchange officelere, hediyelikçilere sahip olan bu caddede elinizde dondurmanızla yürüyüş çok güzel olabilir.

   Çarşıyı gezip meydana vardığımızda markete uğrayıp birşeyler almak istedik ve herkes marketlere akın etmiş çünkü saat 10’dan sonra alkol satışı yokmuş. Şaşırdık mı? Hayır 🙂 Markete girip içeceklerimizi aldık ve meydanda oturup insanları seyrettik ardından arabamıza doğru dönerken en uygun fiyatlı hediyelikçilerin bulunduğu sahil kısmından hediyeliklerimizi aldık.

   Yemek yemeyi tercih ederseniz Çarşı yerine göl kenarındaki kafeleri tercih edin deriz hem daha sakin hem de sıkış tepiş değil rahat rahat oturabilirsiniz.

   Gittiğimiz tarihte The Prodgy konseri vardı ve herkes sahilde eğlenip konsere öyle gidiyordu. Fakat biz konsere özel sansakta Ohrid‘teki gençler sahilde içkilerini aldıktan sonra barlara gidiyorlar bu sebeple sabaha kadar sahil çok hareketli.

   Hava karardığı için Ohrid Kalesi‘ne çıkamadık. Çok güzel manzarası olduğu söylenen Ohrid Kalesi’ne çıkma imkanınız varsa gidin deriz çünkü biz bir sonraki yapılacaklar listesine kendisini ekledik. 🙂 Ayrıca vakit ayıramayıp gölde yüzmemiz de bu listede.

   Ertesi gün Tiran‘dan uçuşumuz sabah 11.15‘te olmasından, yollara ve navigasyona güven olmayacağını da anladığımızdan dolayı yola saat sabah 5‘te çıkmaya karar verdik. Zaten akşama kadar dışarıda olacağımızdan ve yaklaşık 3-4 saat uyuyabileceğimiz için boşu boşuna akşam konaklama masrafı vermek istemedik ve 3-4 saati arabada uyuyarak geçirdik ve saat 5‘te Ohrid’ten yola çıktık.

   Arnavutluk sınırı Ohrid‘e çok yakın hatta gölün bir yakası Arnavutluk diğer yakası Makedonya. Biz Tiran‘a daha yakın yol olan Struga üzerinden giden yolu kullanarak Tiran‘a gittik. Arnavutluk sınrından ise sabaha karşı oluşundan dolayı fazla yoğunluk olmadan geçtik.

   135 km olan Ohrid-Tiran arasını navigasyon 2 buçuk saatte veriyordu fakat gene güven olmayacağını; meşhur Arnavutluk yollarını da 3 buçuk saatte aşarak sabah 8:30′da Tiran‘a varınca anladık. 🙂

   Tiran‘da kahvaltı molası için Mon Cheri’ye gittik Tiran İskender Bey Meydanı‘nda olan bu kafenin kahveleri çok lezzetli tavisye edebiliriz. Biz yaklaşık 4,5 euro‘ya 3 kişi sandviç ve kahve alıp kahvaltımızı yaptık ve ardından havaalanına geçip arabayı sorunsuz! 🙂 teslim ettik.

   Tiran yazımız için tıklayınız >>

 

        Ohrid için tavsiyeler;

  • Ohrid Gölü‘nde yüzün.
  • Yüzemeseniz bile çimlere uzanıp rahat rahat güneşlenip bolca D vitamini toplayın.
  • Vaktiniz bolsa göl kenarında kitabınızı alıp sakinliğin tadına vararak kitabınızı okuyun.
  • Yaz festivallerini kaçırmayın.
  • Akşam saat 10‘dan sonra alkol satışı yok ancak mekanlarda devam ediyor.
  • Çarşı tarafında değil göl kenarındaki cafelere oturun.
  • Kaleye çıkıp göl manzarasını izleyin.
  • Kaledeki türbeleri ve tarihi kiliseleri gezin.
  • Tinos Cafe-Bar‘da maç izleyip devasa hamburgerlerini yiyin.
  • Göl Gezileri‘ne katılın.
  • Tavernalarda eğlenip Makedon halayları çekin.

 

        İyi Eğlenceler…

Yorumlar

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir