SARAY BOSNA

     Balkanlar seyahatimizde 4. durağımız Bosna-Hersek‘in başkenti Saray Bosna’ydı. Şehre ancak gece saat 11 gibi vardık. Şehre girer girmez hala daha savaşın izlerini görebilirsiniz, apartmanlarda hala kurşun izleri gece karanlığında bile görülebiliyor.

   Konaklama için booking.com üzerinden booking puanı yüksek Toplik Rooms‘u ayarladık. 1 gece konaklama için 3 kişilik tuvaleti ve banyosu içinde mutfağı dışarda olan oda için 27 euro ödedik. Hotelin konumu çok güzeldi. Baş Çarşı’nın hemen dibinde yer alıyordu ve yakınında ücretsiz otopark mevcuttu.

   Fakat navigasyonlara güvenilmeyeceğini ilk hissettiğimiz yer oldu Saray Bosna. Solumuzda yer alan hotel için sağ taraftan dik bir yokuşun en sonundan U dönüşü yapmamızı istedi ve arnavut kaldırımlı o dik yokuşta yanlış araba parkı yüzünden kitlendik ve yerel halkın yardımıyla arabayı kurtarıp hoteli bulduk.

   Ayrıntılı maceralar 1. Balkan Seferi yazımızda. 1. Balkan Seferi yazımız için tıklayınız >>

   Güç bela olsa da oteli bulduk ve çantalarımızı odaya bırakıp keşfe çıktık. Yakınlarda bulunan City Pub‘a gittik 50 cl.’lik fıçı bira 2KM, Jack&Daniels Honey 3,5KM idi. Yeri ise hemen Baş Çarşı‘nın paralelinde Milli Kütüphane’nin hemen arkasındaydı.

   Ertesi sabah kalktık ve meşhur Boşnak Börek‘i yemek için soluğu Baş Çarşı‘da bulunan Buregdzinica Bosna‘da aldık. Çeşit çeşit boşnak böreklerine sahip bu meşhur börekçide börekler kilo ile satılıyor ve kilosu 3,5 KM. Biz denemek için kıymalı, peynirli ve ıspanaklı aldık ve arasından en çok ıspanaklıyı beğendik. Tercih sizin ama yiyeceksiniz mutlaka ıspanaklı tercih edin.

   Kahvaltımızıda ettikten sonra Baş Çarşı‘yı dolandık. El işi hediyelikler, Bosna Kahvesi demlemek için bakır cezveler ve Bosna Kahvesi fincanları satan dükkanlar ile bakır ve gümüş el işi hediyelik satan dükkanlarla dolu olan Baş Çarşı’dan uygun fiyata hediyelik eşyalar ya da mutfak eşyaları alabilirsiniz. Lokantalarda oturup lezzetli boşnak yemekleri yiyebilirsiniz.

   Biz hediyelik eşyalarımızı aldıktan sonra meydanda bulunan yeşil kubbeli Tarihi Sebil‘i de gördük. Tarihi Sebil‘den su su içebilir, etrafındaki güvercinleri besleyebilirsiniz. Biz burada güvercinlerle oynamayı tercih ettik ve ara sokaklardan Latin Köprüsü(Latin Bridge)‘nün önüne çıktık.

   Latin köprüsü’nün 2 özelliği var ilki Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand bu köprü üzerinde tarih kitaplarında bir sırp milliyetçisi olan Gavrilo Princip tarafından suikasta uğrayarak öldürüldü ve 1. Dünya Savaşı başladı. Köprünün köşesinde bununla ilgili olarak 1. Dünya Savaşı Müzesi bulunmakta, ilgilenenlere duyrulur.

   2. özelliği ise Bosna Savaşı gerçekleşmeden önce Bosnalı Millyetçileri‘n köprü üzerinde gösteri yapıp bildiri dağıtırlarken Sırp askerleri tarafından konuşma yapan kadın aktivistin bu köprü üzerinde öldürülmesi ve ardından Bosna Savaşı’nın başlaması.

   Bir diğer köprü olan ve Osmanlı eseri olan Milli Kütüphane‘nin hemen önünde buluna Seher-Cehaja Köprüsü’de görülmesi gereken eserlerden.

   Köprünün önünde yükselen Viyeçnitsa Kütüphanesi Türkiye Cumhuriyeti tarafından 18 sene özüne uygun tadilat edilmiş. Viyeçnitsa Kütüphanesi aynı zamanda Milli Kütüphane. Savaş zamanında Sırp Milliyetçileri tarafından yakılmış ve ülkenin en önemli ulusal arşivi bu alevlerle ziyan olmuş. Şehrin sembollerinden olan bu kütüphane “Bosna’nın Hafızası” olarak adlandırılmakta.

   Köprülerden geçerek nehrin kıyısından yürüyerek şehrin batı tarafına doğru yola çıktık. Şehrin batı tarafında bulunan Bosna Hersek Tarihi Müzesi‘nin yanındaki Importanne Shopping Center’a girdik. Biraz gezindikten sonra önünde bulunan Marcaffe‘ye oturarak 2 Ice Coffee ve 1 espresso söyleyerek 8 KM hesap ödeyerek ayrıldık. Alt katta bulunan Bosna-Hersek‘in en ucuz marketi Konzum’dan da alışverişimizi yapıp yola koyulduk.

   Bu arada Ziraat Bankası Kartlarınız bazı post cihazlarında çalışmıyor, hata veriyor özellikle Konzum Marketlerde bilginiz olsun.

   Belgrad‘a doğru yola çıkmadan önce Saray Bosna‘da uğramazsak olmaz dediğimiz Umut Tüneli (Hoop Tunnel)‘e gittik. Fakat büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak geri döndük çünkü; girişte sadece Bosna Markı kullanılıyor. Euro ve kredi kartı kullanımı yok. Yakında da exchange office ya da çeviri yapabileceğiniz bir dükkan bulunmamakta.

   Dışında Boşnakça, İngilizce ve Türkçe tabelalar bulunan bu ev havaalanın hemen arkasında bulunuyor. Umut Evi zamanında ev sahibinin özverisiyle insanları havaalanına tünel yoluyla kaçmasını sağlıyormuş. İçeride belirli bir noktaya kadar ilerlenmesine izin verilen yüksekliği 1.10-1.20 metre arasında değişen tünel şimdi turistik olarak hizmet veriyor.

   Evin dışarıdan görünümü, kurşun izleri, girişteki resimleri bile sizi derinden etkiliyor.

   Umut Tüneli Evi için bir dahaki gittiğimizde bütçemizde özellikle kişi başı 10 KM giriş parası ayıracağız. Burayı görmeden bir daha Saray Bosna‘dan ayrılmayı düşünmüyoruz ve eğer Belgrad için yola çıkmayacak olsaydık şehir merkezinde parayı bozdurup geri dönmeyi bile düşündük.

   Belgrad gezi yazımız için tıklayınız >>

   Saray Bosna‘dan Belgrad‘a en maceralı, en güzel manzaraya sahip yolculuğumuza başladık. Navigasyonlara (ki 4 tane kullandık) güven olmadığını; bize yolun olmadığı uçurumu, yol diye gösterdiklerinde anladık. İnadına hala daha yol olmayan rotadan ilerlememizi söylüyorlardı.

   Balkan insanını ne kadar yardım sever olduğunu orada gördük ingilizce bilmemesine rağmen içlerinden biri Belgrad‘ı sorunca arabasına atlayıp el-kol hareketleriyle beni takip et dedi ve arabasıyla Belgrad tabelasının önüne kadar bizi götürdü ve “no right, no left, just go go!” dedi ve Belgrad‘a doğru yola çıktık.

   Güzel bir manzaraya sahip nehir yanındaki yoldan ilerleyerek gümrük kapısına vardık ve işte Sırbistan dedik. Bosna-Hersek Sırbistan sınırı Drina nehrinin üstündeki köprüde. Bosna-Hersek tarafındaki sınırdan geçişinizi yaptıktan sonra köprünün diğer tarafında olan Sırbistan sınırında sıraya giriyorsunuz.

   Sınır için şunu söyleyebiliriz. Gitmeden önce herkese zorluk çıkartan Sırp Gümrük Polisi; “acaba bize ne soracak?, çantaları arıyacakalr şimdi, evrakları hazırlayın,green car için parayı hazırlayın, isterlerse rüşvet diye ekstra para hazırlayın” derken kadın pasaportları uzattı ve gidin dedi. Biz green card, para dedik. Gerek yok iyi tatiller hadi gidin dedi. O an ilk kez Sırplara karşı sempatimiz oldu. 😀

   Navigasyon’un 314 km gösterdiği yol için yaklaşık 5 saat vermesine bakmayın biz Sırbistan’da  otoban kullanmamıza rağmen yaklaşık 7 saatte varabildik.

   Belgrad gezi yazımız için tıklayınız >>

 

             Saray Bosna için tavsiyeler;

  • Mostar yazımızda belirttiğimiz gibi 1 euro 2.2 KM, 1 TL 0.53 KM
  • Ispanaklı Bürek evet bürek yiyin (Böreğe bürek diyorlar.)
  • Baş Çarşı’da fazla vakit harcamayın, şehrin batı tarafı kesinlikle daha güzel.
  • Doğu Blok‘undan kalma tramvayları kullanabilirsiniz.
  • Savaş müzelerine gidip yakın tarihi inceleyin, evlerdeki kurşun izlerini görün ve mutlaka Umut Tüneli Evi’ne gidin. Unutmayın euro geçmiyor sadece Bosna Markı geçiyor.
  • Baş Çarşı‘da fazla bağırarak Türkçe konuşmayın. Müslüman mahallesi herkes Türkçe biliyor hatta Konyalı Restoraantı’nı görünce şaşırmayın.
  • Navigasyonlara sakın güvenmeyin 🙂
  • Kışın giderseniz 1984 Kış Olimpiyatları tesislerinde Kış Sporları yapın.
  • Ziraat Bankası ATM’lerini kullanarak kur farkından zarar görmeden paranızı çekebilirsiniz.

 

        İyi eğlenceler…

İLGİLİ YAZILAR

Yorumlar

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir